Cumartesi , Eylül 19 2020
Anasayfa / Arşiv / Bilinmeyenin korkusu

Bilinmeyenin korkusu

 

 

Bir duygu dünyayı tamamen değiştirir…

Jean-Paul Sartre

 

Bugünlerde…

Müşterek bir mücadelenin içindeyiz hepimiz.

Daha önce tanış olmadığımız, bambaşka bir imtihandan geçiyoruz.

Korkunun adı bu kez Covid-19 olarak duruyor karşımızda.

Haber bültenleri, gazetelerin sütunları her gün, her saat dört bir yanımızı kuşatan korona virüse yakalanma riskimizden bahsederken, korku hissini körüklüyor.

Hastalığa yakalanmamak ne kadar önemliyse, ruhsal yönden sağlıklı kalmak da bir o kadar öncelikliyken, yalan salgını ile mücadele ediyoruz şimdilerde…

Dünya Sağlık Örgütü bu duruma “infodemi” adını verdi.

Koronavirüs ile ilgili sosyal medya ve geleneksel medyada yer alan birçok bilgi, asılsız haberler, komplo teorileri, infodemiye yol açıyor.

Bu yalan salgını, koronadan daha hızlı yayılıyor…

En az virüs kadar etkili ve sağlığımızı tehdit ediyor. Kişinin başına gelebilecek olana dair “korku” hissine kapılması sağlanıyor.

 

Lars Fr. H. Svendsen’in “Korkunun Felsefesi” adlı kitabında korku duygusunun yaşamımızda yer almasının nedenlerine değinirken, kitlesel medyanın da bu faktörlerin en başında olduğunu vurgular.

Korkuyu bir kez duyumsayanlar, artık gerçekten güvenli hiçbir yer olmadığına kendini inandırır. Gerçekten de bizler, çoğunlukla bilinenden ziyade aşina olmayandan korkarız. Korku ve güvensizlik birbirlerini devam ettirirler.

Kitlesel medya, virüs üzerinden sistematik bir korku yayarken, bireyler, yaşadıkları yerin tehlikeli olduğu inancına daha çok kapılıyor, korku daha çok gerçeklik kazanıyor.

Svendsen’e göre korku, umudun korunabilmesiyle yok edilebilir.

Korku bulaşıcıdır.

Bireyi inmek istemeyeceği kör kuyuya, girdaba çeker.

Umut ise o kör kuyuya uzanan bir eldir.

 

Korku salgınının güvensizlik ekseninde çoğaldığı, bilgiye ulaşmanın güç olduğu, iktidar basını ve sosyal medya aracılığıyla yalan haberlerin yayıldığı bu günlerde gazetecilik daha da önemli hale gelmedi mi?

Korona günlerinde korku salgınına karşı umudun, gerçeğin ta kendisinin ele alındığı bir yayın hazırlamaktı maksadımız. Bizim kamuoyuna anlatabildiğimiz tüm gerçekleri anlatmak gibi devam eden, etmek zorunda olan bir görevimiz var dedik, farklı görüşlerle birlikte, Çağdaş’ta ülkede ne olup bittiğini duyurmak için bir araya geldik.

Bu şehirde, bu ülkede olup biteni, araştırarak, korkmadan, tüm çıplaklığıyla ve özgürce yazabilecek isimlere ihtiyacımız vardı…

Hep birlikte bir belge, bir yalan tanı kiti bırakıyoruz.

Korkunun karşısına umudu koyuyoruz hep birlikte.

Çünkü bir duygu dünyayı tamamen değiştirir…

 

Göz atın

Yokluğun sınırında algı değil hizmet

  İsmet KARACA CHP Bursa İl Başkanı Aralık 2019 ortalarında Çin’de varlığını belli eden Covid-19 …

COVID-19 salgını sırasında veri-hükümet-gazetecilik üçgeni

  Cemgazi YOLDAŞ   Veri gazeteciliği, tüm dünyada etkisini gösteren küresel salgın döneminde önemli bir …