Cumartesi , Eylül 19 2020
Anasayfa / Manşet / Sandığında “göç” izi var Bursa

Sandığında “göç” izi var Bursa

Bursa’da seçmenin sandık başına gittiği ilk yerel yönetim seçimi 1950’de gerçekleştirildi. 20 Eylül 1920’deki seçimi Demokrat Parti’nin adayı Eli Ferruh Yücel kazandı. Yücel, görevi, o göreve atamayla gelmiş Mehmet Urgancıgil’den devraldı. Bursa merkezde seçmen sayısı 80 bin civarındaydı ve seçimi oyların yarısına yakın bölümünü alan Demokrat Parti’nin adayı almıştı. DP oylarının büyük bölümünü Bursa çevresindeki “kenar” mahallelerden alıyor, bu mahalleleri de Balkan göçmenleri oluşturuyordu. 2004’ten itibaren işler değişti… Bu arada şehirde kaçak yapı yapılmış ya da yıkılmış, yeni imar alanları açılmış, yüksek yapılar inşa edilmiş, seçmenin umurunda bile değil. Bknz: TOKİ Doğanbey Konutları…

Şehrin planlı bir biçimde büyümesi, liderin değil adayın projelerinin seçim sonuçlarını belirlemesi, sandığa bu projelerinin yarattığı heyecanla gidilmesini sağlayacak organizasyonların yapılması gibi uzun uzun tartışılacak mevzuları bir kenara bırakmak durumundayız sanırım.

Bu yazıda köyden kente göç dalgasının yoğunlaştığı 50’lerin ortasından itibaren düzenlenen Bursa seçimlerine bir göz atacağız. Amaç basit verilerle derinlemesine sonuçlara ulaşmak değil, bir seçim nostaljisi demek daha doğru. Ancak yaşadığımız şehrin nüfus ve seçmen sayısın bakımından nasıl büyüdüğünü ve bu büyümenin sandığa nasıl yansıdığı konusunda bir fikir edinebiliriz sanırım…

Bursa göçle oluşmuş bir kent, diye bahsediyoruz ya, işte bu argüman şehri yönetecek kişilerin belirlendiği seçimlerde de kendisini göstermiş demokrasi tarihi boyunca. Biz 1950’den sonraki seçimlere bakacağız. Çünkü o saate kadar Bursa Belediyesi’ni yönetmiş kişiler, padişah tarafından Cumhuriyet’in ilan edilmesinden sonra da devlet tarafından “atanmış” görevliler… 2. Dünya Savaşı’na doğru da haliyle atamaları Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetimi yapmış.

İLK SEÇİMİN GALİBİ: DP

Tartışmalı 1946 seçimlerini de göz ardı edersek Bursa’da seçmenin sandık başına gittiği ilk yerel yönetim seçimi 1950’de gerçekleştirildi. 20 Eylül 1950’deki seçimi Demokrat Parti’nin adayı Ali Ferruh Yücel kazandı. Yücel, görevi, o göreve atamayla gelmiş Mehmet Urgancıgil’den devraldı. Bursa merkezde seçmen sayısı 80 bin civarındaydı ve seçimi oyların yarısına yakın bölümünü alan Demokrat Parti’nin adayı almıştı. 1950 seçiminin ardından 25 Eylül 1955’te Belediye Başkanlığı, 13 Kasım 19552te de İl Genel Meclisi seçimleri yapıldı. Bursa merkezinde 107 bin civarındaki seçmen sayısı il genelinde 300 bini biraz aşıyordu. Oyların iki seçimin ortalaması dikkate alındığında yüzde 40’ına yakın bölümünü Demokrat Parti almıştı ve Belediye Başkanı Reşat Oyal oldu. Bursa ikinci kez Demokrat Parti’nin kazanmasıyla “Sağ’ın Kalesi” ilan edildi.

27 MAYIS DÖNEMİ

Oyal, birçok önemli projeye başladı. Yeni Hal, Santral Garaj ve Teleferik gibi. Bursa’nın ilk modern anlamda imar planı da onun döneminde İtalyan şehir plancısı Piccinato tarafından çizildi ve bütüncül anlamda uygulama aşamasına geçilmeden 27 Mayıs 1960’ta Türk siyasetini sonraki dönemlerde de kesintiye uğratacak askeri darbelerin ilki gerçekleştirildi. 16 Ekim 19632e kadar askerlerin atadığı isimler Bursa’yı yönetti. Seçim de yoktu, seçmene de ihtiyaç duyulmadı haliyle… Sırasıyla Turgut Başkaya, Danyal Yurdatapan, Enver Kuray ve Fahrettin Akkutlu valilik görevinin yanı sıra belediye başkanı da oldu. 1963’teki seçimleri Adalet Partisi Adayı Kemal Bengü kazandı. Merkezdeki seçmen sayısı ilginçtir neredeyse yine aynı, yani 100 bin civarındaydı. İl geneli rakamı da yine 300 bin dolaylarındaydı. Yani Bursa henüz hızlı biçimde göç almamıştı. 17 Kasım 1963’te ise İl Genel Meclisi için sandığa gidildi. Yeni Ant Gazetesi’nin 19 Kasım tarihli nüshasında bu seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirme yapılan bir haberin detayı hayli ilginç:

Şehrimiz ve vilayet çevresindeki belediye başkan ve meclis azalığı oylarının sayımı dün sona ermiştir. Dün sona eren oyların sayımı sonunda seçimlere iştirak nispetinin yüzde 55 civarında olduğu meydana çıkmıştır. Şehrimiz merkezde bulunan 96 bin 915 seçmenden 61 bin 693 kişi seçime iştirak etmiştir. Seçime iştirak etmeyen 35 bin 220 seçmenin daha ziyade şehrin merkezinde oturan münevver teşkil etmektedir. Kenar semtlerde seçime iştirak yüzde 35’e kadar düşmüştür…”

Kenar semtler seçimin sonucunu belirlemiş olabilir mi? Kemal Bengü, 1968 yerel seçimlerinde partisiyle anlaşmazlığa düşünce seçime “bağımsız” olarak girdi ve Bursa siyaset tarihinin tek bağımsız Belediye Reisi oldu. Seçmen sayısı küçük bir miktar artmıştı sadece ve Bursa’nın siyasal tercihi “Sağ”dan yanaydı.

GECEKONDULAR AFFEDİLECEK”

1973 seçimlerinde “Asfalt Kemal” sandıkta yoktu. Adalet Partisi’nin adayı İsmet Tavgaç oldu. Seçimi rahmetli gazeteci ağabeyimiz, CHP Adayı Necati Akgün’e karşı yüzde 35’ler civarında oy oranıyla kazanan Tavgaç’ın seçim zaferine yine 100 bin civarındaki seçmen katılmıştı. Seçmen sayısı 150 binden fazlaydı. İl geneli ise hala 300 bin civarındaydı…

Bir sonuç; seçime katılım oranı düşüktü, diğer sonuç, Bursa merkezi hızla göç almaya başlamıştı. Anadolu, “Sanayi” ile büyümeye karar veren Bursa’ya akıyordu. Tavgaç o tarihte yayımlanan gazetelerde yer alan haberlere göre “Gecekondular için af çıkaracağını” da söylemişti. Yine merkezde seçime katılım oranı düşükken kenar mahallelerde bu oran neredeyse yüzde 100’e ulaşıyordu.

KARAOĞLAN RÜZGARI, CHP’NİN ’77 ZAFERİ

1977… Karaoğlan’ın yükselişi CHP’yi ülke genelinde birçok ilde yerelde iktidar yaptı. Yılmaz Akkılıç, CHP İl Başkanı’ydı, örgütlenmeden sorumlu yardımcısı ilse Ertuğrul Yalçınbayır. Bursa’daki işçi sınıfı Sol’un sesine kulak verdi. Sağ’ın Kalesi Bursa da bu rüzgardan nasibini aldı. Sol, ilk kez Bursa’da belediyeye sahip olurken, merkezde seçmen sayısı 200 bini zorluyordu. İl geneli ise 400 bine doğru ilerliyordu. Mustafa Eroğlu CHP’nin ilk Bursa Belediye Başkanı olmuştu. Ancak görev süresi dolmadan 12 Eylül 1980 kapıya dayandı. Eroğlu gibi yüzlerce belediye başkanına görevden el çektirildi.

12 EYLÜL’ÜN ETKİSİ…

Uzun yıllar sonra Bursa Belediyesi’ne yine atama yapıldı… Mustafa Atak 1982’ye kadar belediyeyi yönetti. Atak’tan sonra belediyeye Ekrem Barışık atandı… Barışık, Turgut Özal’ın partisi ANAP’ın adayı olarak 19842ün 25 Mart’ında düzenlenecek yerel seçimlere girdi. Askeri yönetimi alkışlayan halk, ülke genelinde olduğu gibi Bursa’da da askeri istemediği ANAP’ın adayını başkan seçti. Merkezdeki seçmen sayısı 250 bine, il genelindeki seçmen sayısı ise 400 bine ulaşmıştı. Bursa artık ilçeleriyle birlikte köyden kente göç dalgasının İstanbul’dan sonraki ikinci hedefiydi.

1987’de çıkarılan yasayla Türkiye “Büyükşehir” kavramıyla tanıştı. Bursa da artık Büyükşehir’di ve merkezde üç ilçe oluştu. Bursa Büyükşehir ve merkez ilçelerinin belediye başkanlığını kazanmak siyasi partilerin en çok önem verdikleri konu haline geldi. Bu sırada adını Sosyal Demokrasi Partisi’nden (SODEP) Halkçı Parti (HP) ile birleşerek Sosyal Demokrat Halk Partisi’ne dönüştüren SHP’nin yükselişi söz konusuydu. 1989’da, yani Anavatan Partisi’nin (ANAP) SHP karşısında ülke genelinde güç kaybetmeye başladığı bir dönemde, 27 Mart’ta gidilen yerel seçimde Bursa tercihini siyasete geri dönen Süleyman Demirel’in partisi Doğruyol’dan yana kullandı.

Aday Teoman Özalp’ti. Özalp, Bursa Büyükşehir’in sandıktan çıkan seçilmiş ilk belediye başkanı oldu. Bursa’nın merkezdeki seçmen sayısı 436 bine, il genelindeki seçmen sayısı ise 700 bine dayanmıştı. DYP 1’inci, SHP 2’inci ANAP ise ancak 3’üncü olabilmişti.

Bulgaristan’dan zorunlu göç bu seçimden sonra gerçekleşti. Bursa tarihinin en büyük göç dalgasıyla karşı karşıyaydı. Merkez ilçelerden Osmangazi’nin İstanbul yoluna uzanan tarafı ile Mudanya yolu üzerindeki Hamitler bölgesi adeta gecekondu cennetine döndü. Yıldırım’ın ovaya doğru açılmış mahalleleri ile Nilüfer’in Karacabey’e doğru uzanan daha planlı yerleşimlerinde kaçak yapı adeta patladı. Seçimde bu bölgelerin dediği oldu ve imar afları ardı ardına geldi. Erhan Keleşoğlu Osmangazi’de, Zeki Eke Yıldırım’da, Ziya Güney de Nilüfer’de yeni başkan oldu.

YEREL YÖNETİMLERDE İKİNCİ ANAP DÖNEMİ…

Merkez sağ 1994’e kadar kendi içinde müthiş bir çekişmeye tutuştu. ANAP ve DYP merkez sağın ikisi kardeş-düşman partisi 27 Mart 1994 seçimlerini bu gerilimle karşıladı. Özal ölmüştü, yerine Yıldırım Akbulut, seçildi, onun ardından da genel başkanlığa Mesut Yılmaz geldi. DYP’de kurucu Süleyman Demirel “ardına bakmadan” Çankaya Köşkü’ne çıktı, koltuğunu Tansu Çiller’e bıraktı. ANAP’ın Bursa’daki Büyükşehir adayı Erdem Saker, DYP’nin adayı ise görevdeki başkan Teoman Özalp’ti… Seçim sonucu 1989’un tam tersiydi. ANAP merkezdeki üç ilçe ile Büyükşehir ile birlikte, Bursa ve yöresinde beldelerde oluşturulmuş toplam 53 belediyeden 25’ini kazandı. Seçim sonucunu kaçak mahallelerdeki göçmenler belirledi. Çünkü onların en büyük sorunu olan iskan meselesi hükümet eliyle çözülmüştü. Seçmen sayısı önceki seçime göre daha da arttı. Merkezde Büyükşehir için oy kullanan seçmen sayısı 550 bini geçti ama bunlardan 518 bini seçime katıldı. İl genelinde ise oy kullananların sayısı 1 milyona yaklaştı. Sandık sayısı da 1955’te yüzlerle ifade edilirken bu kez 4 bini biraz aştı.

ÖCALAN’IN YAKALANMASI VE DSP RÜZGARI

Saker, Bursa’yı yerel yönetimler anlamında gerçekten de ilklerle tanıştırdı. Çöplük alanının yeri değişti. BursaRay inşaatı başladı, Bursa Hayvanat Bahçesi ve Soğanlı Kent Parkı kuruldu. Bu son iki yatırımla şehir arasında açılan Yakın Doğu Çevre Yolu kentin trafik yükünü biraz aldı. Nilüfer’de işbaşına gelen Faruk Baykal yönetiminde planlama daha düzenli bir hale geldi. Cüneyt Karlık’ın başkan olduğu Yıldırım ve Basri Sönmez’in başkan olduğu Osmangazi için ise durum aynıydı. Bursa hala kaçak yapılaşmanın pençesi altındaydı… 5 yıl sonra 1999’da siyasi konjonktür, hem yerel seçimlerin hem de milletvekili genel seçimlerinin bir arada yapılmasına yol açtı. Çünkü 15 Şubat 1999’da ABD’nin desteği sayesinde, uzun süredir yurt dışında ülkeden ülkeye geçmek zorunda bırakılan PKK lideri Abdullah Öcalan, Kenya’da “Paketlenip” Türk askerine teslim edilerek, Bursalı işadamı ve eski Bakan Cavit Çağlar’ın uçağıyla yurda getirilmişti. Bu müthiş etkiyi değerlendirmek isteyen koalisyon hükümetinin Başbakanı Ecevit, 18 Nisan’da sandığa işaret etti. İşte o seçimde Bursa tekrar “sol” ile tanıştı. Büyükşehir’de Erdoğan Bilenser, Osmangazi’de Hilmi Şensoy, Yıldırım’da Ramazan Altınöz ve Nilüfer’de bugüne kadar yerel siyasi aktör olarak kalan Mustafa Bozbey başkan seçildi. Dış mahallelerde kalan göçmenlerin tercihi DSP’den yana oldu. Merkez mahalleler ise bu kez Başkan2ı seçecek etkiye ulaşamadı. Merkezde Büyükşehir için kayıtlı 630 bin civarında seçmenden 590 bini sandık başına gitti. İl genelinde ise ilk kez seçmen sayısı 1 milyonu aştı. O seçimde İl genel Meclisi ve Milletvekili seçimleri için tam 1 milyon 123 bin 411 kişi oy kullandı. Kayıtlı seçmen sayısı ise 1 milyon 200 bini zorluyordu. Oy kullananların yarısı şehrin merkezindeydi anlayacağınız… Yine, göç mahallelerinde seçime katılım oranı her seçimde olduğu gibi çok yüksekti… 1989 göçüyle Bulgaristan’dan Bursa’ya gelen ailelerin çocuklarının büyük bölümü işte bu seçimde sandık başına gitti ve tercihini Ecevit’in adaylarından yana kullandı.

2004… AK PARTİ YEREL YÖNETİMLERDE SAHNE ALIYOR

Ve 2004 yılına geldik… 2002 seçimlerinde CHP ile birlikte TBMM’ye giren tek parti olan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi, 2004 yerel seçimlerinde de tam bir oy patlaması yaşadı. Hikmet Şahin’i Büyükşehir’e aday gösteren AKP, Osmangazi’de Recep Altepe, Yıldırım’da ise Özgen Keskin’le başkanlık koltuklarını kazandı. Ancak o tarihten bugüne kadar değişmeyen tek sonuç Nilüfer’deydi…

Mustafa Bozbey CHP adayı olarak girdiği seçimde koltuğunu korudu. AKP, Bursa’da kayıtlı 1 milyon 258 bin 625 seçmenden 412 binden fazlasının oyunu alıp, 54 belediyeden 30’unu kazandı. Sandık sayısı 4 bin 346’ya ulaşmış, seçime katılım oranı ise yüzde 74’te kalmıştı. Merkezde kayıtlı seçmen sayısı 650 binden fazlaydı ama bunlardan seçime katılanların 571 bininin siyasi tercihi sandığa yansıdı. Göçle oluşmuş tüm yerleşimler ve DYP-ANAP tabanı oyunu AKP’de birleştirdi.

AKP ADAY DEĞİŞTİRDİ

2009’a gelindiğinde AKP aday değiştirdi. Osmangazi’den Recep Altepe Büyükşehir’e çekildi. Hikmet Şahin bir operasyonla saf dışı kaldı. Demokrat Parti’den adaylığını koydu ama sonuç onun için hüsran oldu. Çünkü AKP Recep Altepe’nin adaylığıyla, artık daha da büyümüş merkezde (Gürsu, Gemlik, Kestel ve Mudanya 2006 yılında merkez ilçe ilan edildi.) 507 bin oy alarak en yakın rakibi CHP’ye Sena Kaleli’nin estirdiği olumlu havaya rağmen 200 bin oya yakın müthiş bir fark attı. AKP merkezde yine Nilüfer haricinde birçok yeri kazandı. Gemlik’te ise CHP adayı Fatih Mehmet Güler ipi göğüsledi. Bursa yöresindeki belediyelerin büyük çoğunluğu yine AKP elindeydi. Seçmen sayısı ise merkez için ilk kez milyonu geçip, 1 milyon 200 bine ulaştı. Merkezden sandığa 1 milyon 72 bin 448 seçmen gitti. İl genelinde ise 1 milyon 600 bin civarında kayıtlı seçmen vardı ve bunlardan 1 milyon 493 bin 689’u oy kullandı.

SONUÇ: GÖÇLE BÜYÜYEN BURSA DEMOKRASİSİ

1900’lerin başında İttihat ve Terakki, adeta Balkan Savaşları’na yönelik bir hazırlık yaptı ve nüfus hareketlerine başlayıp Balkanlar’ı boşalttı. Balkanlar’dan kopup gelen on binlerce insan gayrimüslim nüfusun kent nüfusunun yüzde 30’undan fazlasını oluşturan Bursa’ya da gönderildi. Çeşitli nedenlerle Bursa o tarihten bugüne hep göç aldı. En çok da Balkanlardan…

İç göçlerle özellikle kentin doğusunda Yıldırım’da birer küçük Anadolu ilini andıran mahalleler oluşması ise 70’lerin ortasına denk düştü. Yani büyüyen sanayisi nedeniyle göç aldı Bursa… Bir işçi kenti kimliğine büründü… 77’deki Ecevit zaferini hem Kıbrıs politikasına hem de örgütlü işçi mücadelesine bağlamak mümkün… Ancak 80’lerden sonra bu mahalleler bağlamında “ev” üzerinden siyaset yapıldı. Oyunu alan siyasetçi kaçağa göz yumdu ve Bursa öyle gelişti(!) Bu dönemde merkezde değil ama kaçak yapıların bulunduğu mahallelerde örgütlenme çalışmasını rakiplerinden daha iyi kurabilen partiler sandıktan önde çıkmayı başardı. Bu tespit tabii ki yerel seçimler için geçerli. 2004’ten itibaren ise işler değişti. Artık öncelikle Recep Tayyip Erdoğan ardından da AKP teşkilatlarının performansı seçim sonucunu belirledi.

Bu arada şehirde kaçak yapı yapılmış ya da yıkılmış, yeni imar alanları açılmış, yüksek yapılar inşa edilmiş, seçmenin umurunda bile değil. Şehrin planlı bir biçimde büyümesi, liderin değil adayın projelerinin seçim sonuçlarını belirlemesi, sandığa bu projelerin yarattığı heyecanla gidilmesini sağlayacak organizasyonların yapılması gibi uzun uzun tartışılacak mevzuları bir kenara bırakmak durumundayız sanırım. Evet, 1955’ten günümüze uzanan tablo bu. Belediye sayısı beldeler kapatıldığı için Büyükşehir ile birlikte 18… Büyüyen Bursa, 1987’de ilk “Büyükşehirler” arasına girmişti. O tarihten bu yana öyle bir büyüdü ki, merkezi 2006’da 7 ilçeye çıkarıldı. 2014’te ise 17 ilçenin tamamı Büyükşehir kapsamına alındı.

Bugünkü siyasi konjonktürü de işin içine katacak olursak, sonuçları yıllarca konuşulacak bir seçime gidiyoruz galiba…

Çünkü göç nispeten durdu ve artık herkes şehirli…

Kaynaklar:

1-Bursa Ansiklopedisi, Yılmaz Akkılıç

2-Bursa’da Yakın Zamanlar, Yılmaz Akkılıç

3-Bursa Büyükşehir Belediyesi internet sitesi

4- Yerel gazete arşivleri

5-Şehrengiz, Aralık. 45. Sayı. Serhat tuncel ve Okan Kızılkaya imzalı makaleler

Göz atın

Doğanın Pandemisi: Rant ve talan

  Hatice Nur DERYA Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı. Dünya değişiyor dostlarım. …

Korona günlerinde tanıştığımız sözcükler

  Attila AŞUT Yeni tip koronavirüs salgını tüm dünyada insanları eve kapatırken, toplumların yaşam ve …