Pazar , Temmuz 12 2020
Anasayfa / Arşiv / Bursa Barosu, kentin, kentlinin, doğanın ve dili olmayan her canlının avukatıdır!

Bursa Barosu, kentin, kentlinin, doğanın ve dili olmayan her canlının avukatıdır!

 

Av. Gürkan ALTUN
Bursa Barosu Başkanı

 

İnsanlık, Covid-19 pandemisi yüzünden yeni bir sürece girdi. Alışkanlıklar, uygulamalar, dahası “normal” olarak gördüğümüz pek çok şey değişti. Yaşamımızı sürdürmek için para kazanma uğraşılarımız pek çok sektörde kesintiye uğradı. Süreç başlı başına yeni hukuki sorunlar yarattı. Ülkemizde kırıntıları kalmış olsa bile sosyal devletin, özellikle yaşlıları ölüme terk eden kapitalist ABD’de, İngiltere’de yaşanan trajedilere bakarak ne kadar önemli olduğunu gördük.

Pandemi bir şeyi daha; hemen hemen tüm dünyada sanayi tesislerinin 1-2 ay durmasıyla doğanın kendisini bir nebze olsa toparlamaya yettiğini gösterdi. Hava temizlendi, ırmaklar, dereler berrak akmaya başladı. İnsanlar evlerine kapanınca yabanıl hayvanlar şehirlere indi.

Kanımca, pandeminin en iyi tarafı buydu…

Bu süreçte kötülerin, doğa ve insanlığı alt etme çabası sona ermedi. Bizler salgın yayılmasın diye evlerimize kapanırken, insanlığın mağduriyetinden yüksek çıkar sağlamak için çabalayanlar, hukuk tanımaz doğa katilleri, talancılar, vurguncular, kupon araziciler her yerdeydi.

 

Biz avukatlar da evlerimizdeydik. Tüm duruşmalar ertelendi, vatandaşlar mağdur olmasın diye işleyen hukuki süreler durduruldu. Fakat Bursa Barosu bu süreçte kepenk indirmedi.

Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesindeki “Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır” hükmü bizlere çalışmayı emrediyordu. En başta, pandemi sürecinde ekonomik olarak zor durumda kalan meslektaşlarımızla dayanışma mekanizmasını devreye sokarak 66 üyemize 127 bin lira maddi destek sağladık. Dayanışma demişken, geçen yıl ekim ayında Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek Bursa’da avukatlık mesleğine yeni başlayan ve başvuranlardan kurayla belirlediğimiz 48 avukata bir yıl süre ile kira ödemeksizin kullanabilecekleri, bağımsız ofislerin bulunduğu Baro Han’ı hizmete açtığımızı söylemeden geçemeyeceğim.

 

Başta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor bayramları olmak üzere iki milli bayramımız ile 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde de evlerimizde olmak çok can sıkıcıydı. Evimizde de olsak emeğin, doğanın hakkını savunmayı sürdürdük.

Evlerimize kapandığımız daha ilk günlerde iş yaşamında ortaya çıkan hukuki sorunlara yönelik olarak Bursa Barosu’nun sosyal medya hesaplarından kısa ve net açıklamalarla hem emekçileri, hem işverenleri aydınlattık.

Pek çok iş cinayeti davasına katılan ve takip eden Bursa Barosu, bunlardan simge haline gelmiş olan Soma Maden Katliamı Davası’nı daima mercek altında tuttu. 301 işçinin yaşamını yitirdiği facianın 7. yıldönümü nedeniyle Bursa Akademik Odalar Birliği Demokrasi Meydanı’ndaki basın açıklamasında “Acılı aileleri savunan avukatların cezaevinde, iş cinayetinin sorumlularının dışarıda olduğunu” bir kez daha haykırdık.

Bursa’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla köyünde 2014 yılından bu yana bakır, çinko ve kurşun çıkaran Lübnan sermayesiyle ortak Meyra Madencilik şirketinin atık havuzu yapmak için hukuksuz bir şekilde başlattığı doğa katliamına direnen köylülere ilk günden beri desteğimiz devam ediyor. Sadece Yenişehir değil, Bursa’nın her karış toprağına, suyuna yönelik nerede hukuksuz bir faaliyet varsa Bursa Barosu orada…

Orhaneli Termik Santrali, Yeşilşehir, Orhangazi Cargill, Mudanya Myrelia Antik Kenti, DOSAB Termik Santrali, İznik RES, İznik HES, Büyükorhan Karaağız Köyü Biyokütle Santralı, İkizce Köyü Kotiyak, Kestel BESOB Küçük Sanayi Sitesi, Kayapa Sanayi, kentsel/rantsal dönüşüm plan iptal davaları, Korupark, Sifaş, Teknik Malzeme vb. yüzlerce dava açtık, takip ettik ve sonuç aldık. Yurt genelinde Artvin Cerattape ve Kazdağları altın madenleri, Aydın jeotermal, Uşak Murat Dağı, Salda Gölü, Olimpos Antik Kenti, Bergama Altın Madeni gibi pek çok çevre davasına destek verdik. Bursa Barosu, yarım asırdır sürdürdüğü mücadele ile tüm baroların çevre mücadelesine model olmuştur.

Sivas Madımak, Başbağlar, Ankara Tren Garı, Reyhanlı, Suruç Katliamı, Roboski, Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan, Adana Aladağ Çocuk Yurdu Yangını, Van Tatar Bebek, Diyarbakır’da Tahir Elçi cinayeti;

Kadın cinayetlerinden Müzeyyen Boylu, Ceren Damar Şenel, Ceren Özdemir, Şule Çet, Emine Bulut, Özgecan Aslan, Münevver Karabulut ve yüzlercesi;

İzmir Buca, Tokat, Uşak Sevgi Evleri, Ensar Vakfı Yurdu ve binlerce çocuğun istismarı davaları; Çorlu tren kazası, Ankara Hızlı tren faciası, Soma maden faciası, MKP Bükköy maden faciası; Ergenekon, Balyoz ve FETÖ çatı davası gibi darbe davaları…

 

Çeşitli illerde çok sayıda meslektaşımızın baktıkları davalarla özdeşleştirilerek tutuklanmalarına; hayvanlara eziyet edilmesine, öldürülmesine sessiz kalmadık; karakol ve cezaevlerinde işkence, kötü muamele iddialarını duyumsamazlık etmedik, üstüne gittik.

Yerel ve genel seçimlerde sandık güvenliği için gönüllü grupları oluşturduk, 2010 ve 2017 Anayasa referandumlarında halkı bilgilendirme çalışmaları yaptık. Ücretsiz CMK müdafiliği ve adli yardım üzerinden ücretsiz avukat görevlendirme organizasyonları gibi saymakla bitmeyecek görevlerimiz var. Özetle kentin, kentlinin, doğanın ve dili olmayan tüm canlıların avukatıyız biz… Ama hepsi hukukun üstünlüğü için… Adalete erişim kolaylığı, adil yargılanma ve savunma hakkı, temel insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyetler…

 

Hukukun, yaşayan bir organizma olduğu ve sürekli geliştiğini hepimiz biliriz. Lakin hukuku geliştiren asıl itici gücün savunma mesleği olduğunu kimsenin unutmaması gerekir. Zira, yüksek yargı içtihatlarının oluşmasını sağlayan avukatların azmidir. Teze karşılık antitezin hayata geçirilmesi, dolayısıyla hukukun güncellenmesi, çağdaşlaşmasıdır avukatların yaptığı… Savunma olmazsa adil yargılamadan, dolayısıyla adaletten de bahsedemeyiz.

Tüm bunlardan ötürüdür ki barolar, hukuk tanımayanların tekerine çomak sokan kurumlardır. Tüm zamanlarda barolar, siyasi iktidarlarca ele geçirilmek, biat ettirilmek istenmiştir. Oysa baroları oluşturan avukatların patronu, amiri, müdürü yoktur. Kimsenin kölesi olmadıkları gibi, köle de kullanmazlar. Cübbelerinde düğme yoktur, kimsenin karşısında düğme iliklemezler, iliklemeyecekler de…

 

Bu yapılarıyla barolar her daim, antidemokratik güçlerin hedef tahtasında oldu. Uzun yılardır ülke gündeminde olan baroların seçim sisteminin değiştirilmesi, illerde birden fazla baro kurularak dirençlerinin kırılması projesi, 15 Temmuz 2016 öncesinin, yani FETÖ’nün projesiydi. Günümüzde bu projenin tekrar ısıtılması ve yasalaştırma çabaları kabul edilebilir değildir. Hele ki, demokrasi kavramını dillerine pelesenk edenlerin bu projeden derhal vazgeçmeleri gerekir. Baroları etkisizleştirmek, hukuka vurulacak ölümcül darbelerden biri olacaktır.

Demokrasiyi de kimse, “Çoğunluk bizde, ne dersek o” diye tanımlayamaz. Demokrasi çoğunluğun tahakkümü değil, azınlığın hak ve özgürlüklerinin garantisidir.

Toplumun önünde gitmesi gereken kurum olarak Bursa Barosu, geçmişte 4. kuvvet olarak tanımlanan medyanın yeniden bu tanıma uygun hale gelmesi için de mücadele vermektedir. Medyaları, “denetleyen” konumundan uzaklaştırıp “alkışçı” pozisyonuna getirmek, halka ihanettir. Yayın organlarının sesinin kısıldığı süreçte, Bursa Barosu ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi ile ortaklaşa düzenlediğimiz “Yaşananlar Boşuna Değil-Çağdaş Söyleşiler”de siyaset, bilim, edebiyat, hukuk, sanat çevrelerinden çok sayıda aydını Bursalılarla buluşturmak bizim açımızdan değerli bir projeydi. Toplumsal hafızayı diri tutmak için, yaşam normale döndüğünde bu organizasyonları sürdürme kararlılığındayız.

Sağlıklı, güzel günlere olan inancımızın hiç tükenmemesi dileklerimle…

Göz atın

Yokluğun sınırında algı değil hizmet

  İsmet KARACA CHP Bursa İl Başkanı Aralık 2019 ortalarında Çin’de varlığını belli eden Covid-19 …

COVID-19 salgını sırasında veri-hükümet-gazetecilik üçgeni

  Cemgazi YOLDAŞ   Veri gazeteciliği, tüm dünyada etkisini gösteren küresel salgın döneminde önemli bir …