- Namık GÖZ
Bursa Hakimiyet
Önceki gece Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi’nin 36’ncı yıl töreni vardı. Her yıl olduğu gibi yine mesleki dayanışmanın, basın özgürlüğünün ve gazeteciliğin vicdan tarafının konuşulduğu bir gece…
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren’in yanı sıra sivil toplum kuruluşları ve akademik oda yöneticilerinin katıldığı törenin adresi Osmangazi Gösteri Merkezi’ydi.
Bu törenler elbette ki önemli ama bazı anları vardır ki insanın kalbine daha fazla dokunur. Benim için de gecenin iki ayrı sahnesi öyleydi.
İlk duygu kırılması Dr. Ceyhun İrgil’in konuşmasında yaşandı.
Öğrenci olarak geldiği Bursa’da, alanında Türkiye’nin en nitelikli hekimlerinden biri haline gelen, ardından bir dönem CHP milletvekilliği yapan, bugün ise müzecilikten fotoğrafa kadar kente kültür kazandıran onlarca projeye imza atan bir isim… Hala da çalışmalarına devam ediyor. Fethiye’de projelendirdiği kitap müzesi açıldı, Osmangazi ve Nilüfer belediyeleri ile de projeler yürütüyor.

Kent Kültürüne Katkı Ödülünü alırken anlattıkları salonda derin bir sessizlik yarattı.
Gazetecilik arşivlerini tararken, Basın Onur ödülü alan meslek büyüğümüz Olay Gazetesi Başyazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın 41 yıl önceki ilk köşe yazısını bulduğunu ve aynı gazetenin alt köşesinde kendisinin çocuk kulübü yayınlarına başladığı duyurunun yer aldığını söylemesi…
Üstelik o yıllarda ona ilk paltosunu alanın da yine Ahmet Emin Yılmaz olduğunu hatırlatması…
Aramızda olmayan Engin Özpınar, Erdal Çolak ve Mümin Çotak’ı anarken gözleri doldu, salonda yıllar birikti. Büyükşehir meclisinden geçirdiği ve bugün Bursa’nın bir markasına dönüşen Fotofest için “Bir hayaldi, gerçek oldu” dediğinde de o yılların emeği, çabası ve inadı bütün çıplaklığıyla hissediliyordu.

Kente bırakılan her kültür izi değerlidir; ama bazı isimler vardır ki sadece eser bırakmaz, bir hafıza bırakır.
Ceyhun İrgil, Bursa hafızasının o sessiz ama güçlü taşlarından biri olmuş durumda.
İkinci duygusal an ise bana çok daha yakın bir yerden geldi.
Bursa Hakimiyet’te birlikte çalıştığımız Ceren Sümbül, ÇGD’nin Genç Kalemler Ödülünü aldı.
Meslekte 43 yılı geride bırakmış biri olarak, genç gazetecilere yol göstermek, onların elinden tutmak, heyecanını diri tutmak benim için mesleğin en kıymetli tarafıdır.
Ceren’in çok kısa sürede gösterdiği gelişimi, haber dilindeki berraklığı, çalışkanlığını hep birlikte gördük.
Ödülünü alırken kısa bir konuşma yaptı, ve son cümlesinde de “Namık ağabeyime teşekkür ederim” dedi.
Belki bir cümleydi ama yıllardır genç gazetecilere destek olma çabamızın karşılıksız kalmadığını görmek benim için gecenin en anlamlı anıydı.
Bir meslek, kendisinden sonra gelen kuşağa aktarılabildiği ölçüde ayakta kalır.
Gençlerin aldığı her ödül, bizim için bir teselli değil; mesleğin geleceğine dair bir umut belgesidir.
Gecenin geri kalanında da ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu’nun vurguladığı gibi ülkenin basın özgürlüğü fotoğrafı çok parlak değil.
Bu nedenle verilen ödüller sadece birer plaket değil; bir duruşun, bir itirazın, bir dayanışma çağrısının ifadesi…
Tele1 ekibinin, Harmancık’ta orman yangınını tek başına takip eden Gökhan Batbay’ın, gelecek vaat eden genç kalemlerin, yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla Ahmet Emin Yılmaz’ın ödüllendirilmesi de bu dayanışmanın farklı halkaları…
Bir gecede hem geçmişin emeği hem geleceğin umudu buluştu.
Bir yanda mesleğin duayenleri, diğer yanda mesleğe yeni adım atan gençler…
Ama en önemlisi;
Gazeteciliğin hâlâ insanı duygulandıran, kalbine dokunan bir tarafı olduğunu hatırlatan iki an…
SAADET PARTİSİ’NDEN BURSA’YA PLAN UYARISI
Saadet Partisi Bursa İl Başkanı Hamza Gürsel ve Tanıtım Medya ve İletişim Başkanı, İl Başkan Yardımcısı Harun Raşit Arakız, Yönetim Kurulu üyeleri Sadettin Atay ve İrfan Kılıç. Dün Bursa Hakimiyet’in yeni bürosuna misafir oldular. Şubat ayında göreve gelen yeni yönetim, kısa sürede tüm ilçelerde teşkilatlanmayı tamamlamış. Sohbetimiz de doğal olarak Bursa’nın bugününe ve Türkiye’nin genel atmosferine uzandı.
Gürsel, özellikle yerel yönetimlerin çalışmalarını yakından takip ettiklerini söyledi. Son dönemde en çok konuşulan başlıklardan biri olan ve “yeni kent anayasası” diye nitelenen 1/100 binlik çevre düzeni planı üzerine düşüncelerini ise oldukça net ifade etti:
“Bursa uzun yıllardır rant odaklı müdahalelerle beton şehrine döndü. Yeni plan iyi niyetli olsa da bu tabloyu düzeltmekte yetersiz kalacak.”








