Pazar , Temmuz 12 2020
Anasayfa / Arşiv / Doğanın Pandemisi: Rant ve talan

Doğanın Pandemisi: Rant ve talan

 

Hatice Nur DERYA

Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı.

Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.

 

Sait Faik Abasıyanık – Son Kuşlar

 

 

Pandemi başladı başlayalı dünya, biraz olsun soluk almaya başladı. Sosyal medyada eğlenceli videolar halinde karşımıza çıkan Boğazın kıyılarında, Venedik kanalındaki yunuslar, kentlere inen geyikler, İngiltere’de oyun parklarında eğlenen koyunlar bunlardan birkaçı oldu. Kuzey Kutbu üzerindeki ozon tabakasındaki büyük delik kapandı. Nesli tükenmekte olan, 10 yıldır çiftleşmesi beklenen Çin hayvanat bahçesindeki pandaların, pandemi sürecinde ziyaretçilerden uzak bir dönemde çiftleştikleri haberi geldi. Hava kirliliği bu dönemde tüm dünyada en alt sınırlara geriledi. Tüm bunlar bizlere,  doğanın insan müdahalesi olmadan sadece birkaç ay içerisinde kendisini ne kadar hızlı şekilde onardığını gösterdi. Peki, insanlık kendi hastalığı koronayla mücadele ederken, doğanın mücadelesi için ne yaptı?

 

Türkiye’de 2020 Mart ayı ile başlayan korona, rant ve talan politikalarıyla iktidarını sürdüren AKP’ye karşı doğayı savunmasız halde bıraktı. İki buçuk aylık süreçte insanların evlere kapanmasını fırsat bilen iktidar ve şirketler doğayı hedef alan projelerini gerçekleştirmek için harekete geçti. Salgın sürecinde halkın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının korunması yerine iktidar, şirketlerin bu süreçteki zararlarını telafi etmekle, doğal alanların statülerinin değiştirilip yapılaşmaya açılmasını sağlamakla uğraştı. Mart ayından bu yana 50’den fazla talan politikası Türkiye’nin gündemine düştü. Bu talan hareketine ülkenin her yerinden irili ufaklı direnişlerle cevap verildi. Yazıyı kaleme aldığım gün Gezi Direnişi’nin de yıldönümü aslında ve alıştığımız gaz maskeleri yerine bu kez köylüler ve çevreciler tıbbi maskeleriyle ranta ve talana meydan okudu.

 

Nerede, ne oldu?

31 Mart 2020 – Kirazlıyayla’nın virüsü Meyra Madencilik

Bursa’nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla Köyü’nde Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme Tesisi ve Atık Barajı Projesi için maden sahasını genişletmek isteyen Meyra Madencilik, korona günlerini fırsata dönüştürerek ormanda ağaç kesimine başladı. 31 Mart günü tepki üzerine çalışmalarını durduran firma, 1 Nisan günü bu kez jandarma güçlerinin desteğini alarak ağaç kesimine başladı. Yapılan ağaç kesimine tepki gösteren 22 köylü jandarma tarafından gözaltına alındı. Milletvekili Orhan Sarıbal’ın Bursa Valiliği ile yaptığı görüşmelerin ardından kesim 15 gün süreyle durduruldu.

Firma 12 Mayıs günü kesim için yeniden harekete geçti. Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu köylülerle birlikte Kirazlıyayla’da iş makinelerinin önüne geçerek, yasal sürecin beklenmesini istedi. Vekil Altaca’nın gazeteci eşi Yusuf Kayışoğlu çekim yaptığı gerekçesiyle jandarma tarafından gözaltına alındı. Kesimler devam ederken 15 Mayıs günü bölgede incelemelerde bulunmak isteyen TMMOB’a bağlı akademik oda temsilcileri, Bursa Barosu, DOĞADER üyelerinin ve Milletvekili Orhan Sarıbal’ın köye girişine izin verilmedi. Görüşmeler sonucunda heyet bölgede incelemelerde bulunabildi. Heyet,  Kirazlıyayla ve Barcın köylüsü mayıs ayı boyunca her gün maden firmasının faaliyetlerinin durdurulması için protestolarını sürdürdü. Sosyal medyada 18 Mayıs günü #BursayıTerkEt etiketiyle Meyra Madencilik’in faaliyetlerini durdurması için güçlü bir çağrı yapıldı. Tüm tepkilere rağmen firma bölge halkının hayatını tehlikeye atacak çalışmalarına devam ediyor. Köylülerin nöbeti devam ederken maden firması yangın için kullanılan eski orman yolunu kendi kullanımı için hazırlıyor. Ayrıca yapacağı zenginleştirme tesisi için arazinin çevresine duvar örerek, temel atmaya hazırlanıyor.

Peki, yasal süreç ne durumda?

TMMOB, Tabip Odası, Bursa Barosu, DOĞADER, Yenişehir Çevre Platformu’nun projenin iptali için yapmış oldukları mücadelede hukuki süreç devam ediyor. Köylülerin ÇED iptali için açmış oldukları dava sürerken, mahkeme bilirkişi incelemesi için davacı köylülerden 15 bin lira talep ediyor. Hukuki süreç devam etmesine rağmen firma ise çalışmalarına ara vermiş değil.

 

1 Nisan 2020 – AKP’li Belediye Başkanı’ndan Bursa’da HES talanı

Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa’nın Nilüfer İlçesi Çalı Mahallesi’ndeki Çalı Göleti üzerindeki sulama hattı üzerine yapılacak hidroelektirik enerji santrali için ihale açtı. Açılan ihaleyi AKP’li Gölmarmara Belediye Başkanı Kamil Öz’e ait Şükra Enerji firması kazandı. İhaleyi alan firma 1 Nisan günü Çalı’da harekete geçerek ağaç kesimine başladı. Korona günlerinin fırsat bilinmesiyle harekete geçen firmaya karşı bölge halkı, Çalı Çevre ve Kültür Derneği (ÇEKÜDER) ve Bursa Çevre Platformu üyeleri “Çalı’ya HES istemiyoruz” diyerek eylemlerine başladı.

Seri basın açıklamalarıyla, kitlesel protestolarla büyüyen eylemlere rağmen firma sokağa çıkma yasaklarını kullanarak yolları kapatıp, şantiyeyi kurdu. Yapılacak çalışmalar için ne belediyelerden ne de Orman Bölge Müdürlüğü’nden izin almayan AKP’li Belediye Başkanı Öz’ün firması, korona günlerinde HES borularını döşemeyi tamamladı. Gelecek haftalarda dere yatağına inmeye hazırlanan firmaya karşı mücadelelerini hızlandıracaklarını belirten ÇEKÜDER Yönetim Kurulu Üyesi Emre Karagöz, firmanın çalışmalarına karşı Mimarlar Odası’nın hazırladığı rapor ile projenin iptali için dava açacaklarını ifade etti.

 

Çalı halkı HES’e neden geçit vermiyor?

‘ÇED gerekli değildir’ kararı alınarak çalışmalarına başlanan HES proje bölgesi Nilüfer Belediyesi Uygulama İmar Planı’nda kent parkı olarak geçiyor. Çalılı çiftçiler, HES’in yapılması ile birlikte köyün tamamından geçen derelerinin suyunun şirkete peşkeş çekileceğini ve kendi bahçelerinde, tarım arazilerinde kullandıkları suyun ellerinden alınacağına dikkat çekiyor.

Bursa’da hem Yenişehir’de hem de Çalı’da talan edilen doğayı savunmak için çevreciler harekete geçerek, koronaya rağmen mücadeleyi sürdürüyor.

Korona devam ederken Bursa’da yaşanan doğa talanı Türkiye’deki doğa katliamlarının sadece bir parçası. İktidar ve şirketler 2 aydan fazla süredir devam eden pandemi koşullarında ülkenin her yerini katletmeye hazırlayan projeleri bir bir hayata geçirmek için kolları sıvadı. Bu süreçte gündeme düşen katliam projelerinin gündeme düşenlerini sıralamaya çalıştım.

 

PANDEMİ GÜNLERİ TALANI

 

1 Mart 2020 – 12 bin yıllık Hasankeyf sular altında

Ilısu Barajı’nın açılmasıyla 40 köy sular altında kaldı, 60 köyde ise evler ve tarım arazileri büyük bir bölümü suya gömüldü.

 

16 Mart 2020 – Korunan Alanlar Yönetmeliği değiştirildi

İktidar korona günlerinde, Korunan Alanlar Yönetmeliği kapsamında olan, ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanları’nın ve ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kullanım Alanları’nın ve Anıt Ağaçların ayırt edici özellikleri ve tanımlarını değiştirdi. Yönetmelik değişikliği ile tüm doğal ve tarihsel sit alanları ile korunan alanlar rant için talan ve yağmaya açılacak.

 

27 Mart 2020 – Ordu’da çöp tesisine karşı direnenler gözaltında

Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin İlküvez Kepçelik Yaylası’nda kurduğu çöp tesisine karşı çadır kurup nöbete başlayanlara gece yarısı operasyon yapıldı, 25 kişi gözaltına alındı. Çöp tesisine dökülen çöpler yayladan içme sularına karışarak halkın sağlığını tehdit ediyor.

 

12 Nisan 2020 – Eğridir Gölü’nün celladı HES için tarih verildi

Isparta’da son 10 yılda 84 kilometrekare su kaybı yaşayan Eğridir Gölü’ne HES kurulacağı duyuruldu. 2022 Ocak ayında inşaatına başlanacak 1000 MW’lık pompaj depolamalı hidroelektrik santral (PHES) için söz edilen ‘havuz’ Eğridir Gölü’nü tamamen kurutabilecek özellik taşıyor.

 

14 Nisan 2020 – Türkiye’nin Maldivleri kamyon sırtında

Koronavirüs önlemleri kapsamında ziyaretçi girişine kapatılan Burdur’daki Salda Gölü’ne, Millet Bahçesi çalışmaları için iş makineleri girdi. Turkuvaz rengi kumsalıyla Türkiye’nin Maldivleri olarak da bilinen ve 1. Derece Doğal Sit Alanı olan Salda Gölü’nün kumları üzerinde kamyonlar ve iş makineleri çalıştı. Oluşumu yüzyıllar süren kumsal kamyonlarla başka bir bölgeye taşındı. Yapılan talana karşı sosyal medyada oluşan tepki Millet Bahçesi yapımını üstlenen TOKİ’ye geri adım attırdı. TOKİ, yüklenici firmayı suçlayarak haklarında yasal işlemin başlatılacağını duyurdu. Bölgeden taşınan kumlar tekrar Salda’ya geri getirildi.

 

22 Nisan 2020 – Erdoğan’ın köyü Güneysu ikiye bölündü

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın memleketi Rize Güneysu ilçesine bağlı Gürgen Köyü’nde hukuksuz şekilde inşaatına devam edilen Alicik HES çalışmaları köyü ikiye böldü. Ocak ayında açılan iptal davası sürerken, yargı henüz karar vermemişken HES firması, dere içinde yaptığı metrelerce yükseklikteki duvar ile köyü ikiye ayırdı.

 

 

28 Nisan 2020 – “Konya’ya deniz getireceğiz” projesi

Konya ve Isparta sınırları içerisinde kalan Beyşehir Gölü, Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır’ın “Konya’ya deniz getireceğiz” diyerek tanıttığı projesi ile yapılaşmaya açılacak. Beyşehir Gölü‘nün kenarında bulunan 188 hektarlık alana plaj, marina, kamping alanı, bungalovlar ve çadır kamplı tesisler yapılacak.

 

29 Nisan 2020 – Datça’da SİT derecesi düşürüldü

Muğla Datça’nın önemli alanlarından Alavara Koyu’nun SİT derecesi düşürüldü.

 

29 Nisan 2020 – Ölüdeniz, sondaj kuyularıyla deşilecek

Muğla Fethiye’de jeotermal kaynakların aranması için Özel Çevre Koruma Bölgesi içindeki Ölüdeniz ve Kayaköy Mahallesi’ni kapsayan 2 bin 182 hektarlık alanda sondaj kuyularının açılması için ihale yapıldı.

 

8 Mayıs 2020 – Sönmeyen ateşin kenti Olimpos betona boğulacak

Antalya’nın Kumluca ilçesinde bulunan Olimpos’un SİT derecesi düşürüldü. Arkeolojik SİT alanı üzerine kurulu kaçak yapılaşma olan işletmeler SİT derecesinin düşürülmesi ile yasal statü kazanacak. Yapılan düzenlemeyle, Zeus’un olimpiyat meşalesinin ateşini yaktığı binlerce yıllık Olimpos betonlaşmaya açılacak.

 

8 Mayıs 2020 – Kaz Dağları’nda nöbete binlerce liralık ceza

Kaz Dağları’nı altın madenciliği ile talan etmek isteyen Alamos Gold ve Doğu Biga Madencilik şirketine karşı Kirazlı Balaban’da 288 gündür nöbet tutan yaşam savunucularına toplamda 57 bin 240 lira para cezası kesildi.

 

11 Mayıs 2020 – Korona günlerinde 20 projeye ÇED olumlu kararı

Halkevleri Ekoloji Çalışma Grubu yayınladığı “Salgın ve Ekolojik Yıkım Raporu” ile 17 Mart – 1 Mayıs tarihleri arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 20 projede ÇED Olumlu kararı verdiğini açıkladı.

 

12 Mayıs 2020 – Trabzon ormanlarına sahip çıkıyor

Trabzon’un Düzköy ilçesine bağlı Doğankaya ve Gülcena Mahallesi’nden geçecek olan yol için mahalle halkı tepki gösterdi. Binlerce ağacın kesilmesine, meralarının talan edilmesine tepki gösteren bölge halkı iş makinelerinin önüne geçerek kesim çalışmalarını durdurdu.

 

19 Mayıs 2020 – 8 bin yıllık Hevsel Bahçeleri’ne moloz

2015 yılında UNESCO Dünya Miraslarıı Listesi’ne alınan Diyarbakır’daki Hevsel Bahçeleri’ne moloz döküldü. Millet bahçesi yapılmak istenen, 8 bin yıllık geçmişi bulunan Hevsel Bahçeleri’ne inşaat hafriyatları bırakıldı.

 

21 Mayıs 2020 – Samsun’da 5 mahallenin merasına taş ocağı

Samsun Kavak İlçesi’nde 5 mahalleyi kapsayacak şekilde taş ocağı kurulması planlandığı ortaya çıktı. Bölgede bulunan taş ocağının yan tarafına beş mahallenin ortak mera alanı olan bin dönümlük araziye Oyak Çimento tarafından taş ocağı açılması için yeni bir ÇED başvurusu yapıldığı Samsun Çevre Platformu tarafından duyuruldu.

 

27 Mayıs 2020 – Demokrasinin betona yolculuğu: Yassıada

27 Mayıs Darbesi sonrası Demokrat Partililerin yargılamalarının yapıldığı Yassıada, darbenin yıldönümünde “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak açıldı. Adalar Savunması Yassıada’daki betonlaşmaya dair yaptığı açıklama ile adanın bir doğa katliamı anıtı olduğunu belirtti.

 

*Türkiye’den derlenen haberlerde ‘Evrensel.net’, ‘Sendika63.org’, ‘Ekolojibirligi.org’ internet sitelerinden yararlanılmıştır.

Göz atın

Yokluğun sınırında algı değil hizmet

  İsmet KARACA CHP Bursa İl Başkanı Aralık 2019 ortalarında Çin’de varlığını belli eden Covid-19 …

COVID-19 salgını sırasında veri-hükümet-gazetecilik üçgeni

  Cemgazi YOLDAŞ   Veri gazeteciliği, tüm dünyada etkisini gösteren küresel salgın döneminde önemli bir …